Source: SPLENDID GOD GIRAFFE OFFICIAL

It would be great if you could support us with a small donation.
It might not be much for you, but it would help us providing more and better interviews in the future.
With a little bit of your support we might be able to realize even more!


SPLENDID GOD GIRAFFE is the new band of the ex-LEZARD members shuto, kosuke and TACC. We had the pleasure of being one of their very first interviews! Find out where their band name is coming from and what animals they compare each other to!



Röportajımıza katıldığınız için teşekkür ederiz. İlginç isimlere sahip birçok grup var, ama sizinki kesinlikle şimdiye kadar rastladığımız en ilginç isimlerden biri. SPLENDID GOD GIRAFFE olarak faaliyetlerinize başlamadan önce KIRIN DAISAKUSEN G (麒麟大作戦G) adlı bir proje yapıyordunuz. Bu projenin adını Nisan ayında resmen SPLENDID GOD GIRAFFE olarak değiştirdiniz. Bu ismi nasıl buldunuz, ve grup adını değiştirmeye nasıl karar verdiniz?

shuto: KIRIN DAISAKUSEN G esasen sınırlı bir süre için yaptığımız bir projeydi, ve gerçek bir grup olarak aktivitelerimize başladığımızda adımızı değiştirmeye karar verdik. Ancak, yeni grup adımızın da öncekiyle aynı temada olmasını istedik, ve bu yüzden de genel tema olarak zürafa (giraffe)yı tuttuk. Hayvan olan zürafanın olağandışı varlığını kutsal tanrı zürafanın benzersiz varlığıyla birleştiren bir grup olmak için SPLENDID GOD GIRAFFE ismini seçtik.

kosuke: KIRIN DAISAKUSEN G, yeni projemiz SPLENDID GOD GIRAFFE’e başlayana kadar konserlerde cover şarkı çalarken üçümüzün kullandığı bir isimdi. Aslında SPLENDID GOD GIRAFFE ismini KIRIN DAISAKUSEN G projesine başlamadan çok daha önce seçmiştik. Asıl projemize başlayana kadarki sürede insanların KIRIN DAISAKUSEN G’in asıl projemiz olduğunu düşünmesini istemedik. O yüzden de biraz eğlenceli bir isim olan SPLENDID GOD GIRAFFE’i seçtik. Hayranlarımızın bu niyetimizi anladığını düşünüyoruz.

TACC: KIRIN DAISAKUSEN G aslında sınırlı bir süreliğine kullandığımız bir isimdi, asıl projemiz hazır olur olmaz bu ismi değiştirmeyi planlıyorduk zaten. 

Önceki grubunuz LEZARD 4 üyeden oluşuyordu. Şimdi SPLENDID GOD GIRAFFE ile üç kişilik bir grup olmak nasıl bir duygu? Herhangi bir fark hissediyor musunuz?

shuto: Şahsen üye sayısı konusunda seçici değilim. Bence gruba bağlı olarak, üye sayısı önemli değil. Önemli olan şey grup için en iyi üyelere sahip olmak, ve grup olarak en iyi kondisyonda olmaktır. Ve bence şu an biz üçümüz için durum tam olarak bu.

kosuke: Şimdiye kadarki deneyimlerime dayanarak, birçok kişinin aynı grupta veya aynı müzik aktivitelerinde çalışmasının çok zor olduğunu düşünüyorum. Çünkü, zamanla, illa ki tutkularınız ve düşünce tarzlarınızda farklılıklar ortaya çıkacaktır. Tabii ki, tamamlanmış bir grup her zaman idealdir, ama tüm üyelerin aynı çoşkuyla aynı yolda ilerlemesinin daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden zorla dördüncü bir üye bulmak yerine, şu anki bu üç üyeyle birlikte yola çıkmaya karar verdik. 

TACC: Dört kişilik bir grupta bulunmayı seviyorum, o yüzden şimdiye kadar katıldığım tüm gruplar dört kişilikti. Ancak, üçümüz arasında sarsılmaz bir karşılıklı güven ilişkisi vardı, bu yüzden yeni bir üye bize katılsa nasıl olur diye hiç düşünmedim. Bunun yerine, sadece üçümüzün yapabileceği müziğe odaklandım. Üçümüzün bir arada olmasının oldukça anlamlı olduğunu düşünüyorum. 

shuto, SPLENDID GOD GIRAFFE için bateristlikten vokalistliğe geçiş yaptın. Daha önce vokalistliği denemeyi hiç istemiş miydin? Vokalistlik yapmaya başlamanın en zor yanı neydi?

shuto: Tabii ki, uzun zamandır vokalistlik yapmayı denemek istiyordum. Sonuçta vokalistler grubun yıldızı oluyor. Gruplarından bağımsız olarak beni etkileyen ve hayranı olduğum birçok vokalist var. Ayrıca, baterist olarak sahnenin en arkasından vokalistliğin ne kadar zor olduğunu fark ettim. “Bu alanda başarılı olabilir miyim?” “Sıfırdan başlama cesaretim var mı?” “Buna gerçekten hazır mıyım?” diye gerçekten çok endişelendim. 

İlk dijital single’ınız “EVE”i çıkardıktan sonra Mayıs ayının başlarında bir de müzik videosu yayınladınız. CD kapağı, müzik videosundaki kıyafetleriniz ve kullandığınız neon ışıklar oldukça renkli. İlk single’ınız için seçtiğiniz bu rengarenk konseptin ilham kaynağını sorabilir miyiz?

shuto: Şöyle ya da böyle olsun diye çok kafa yormadık. Bunun yerine, “EVE” için sadece biz üçümüzün yaratabileceği bir dünya ve ifadeler kullanmak istedik. Bence müzik videosu bunu çok doğal bir şekilde yansıtıyor.

kosuke: İlham kaynağı müzikti bence. Yeni şeylere başlamak için bestelerimizden ilham almaya devam edeceğimize eminim. Aklımızda belli bir amaçla şarkı bestelemek yerine, önce şarkıyı besteliyoruz, daha sonra şarkıdan hareketle video ya da konserleri planlıyoruz.

TACC: Bu, yeni bir başlangıç, o yüzden bu başlangıca dair umutlarımızı göstermek istedik. Böylece, sadece biz üçümüzün ifade edebileceği umut dolu bir şarkıya dönüştü. Başka herhangi bir şeyden ilham aldığımızı düşünmüyorum, bence ilham kendi içimizden geldi. 

shuto, “EVE”in sözlerini sen yazdın. Şimdiye kadarki müzik hayatında daha önce hiç şarkı sözü yazmış mıydın? “EVE” için şarkı sözü yazma sürecin nasıldı?

shuto: Daha önce hiç şarkı sözü yazmamıştım. İlk başta söylemek istediğim şeyleri, ifade etmek istediğim düşünceleri, ya da grubun geleceğine dair umutlarımı vs. kelimelere dökmekte zorlandım. İyi ya da kötü, aklımda hazır cümleler yoktu. Bu yüzden, havalı şeyler söylemeye çalışmadan dürüstçe kendi hislerimi yazsam nasıl olur acaba diye düşündüm.

“EVE”in en sevdiğiniz kısmı hangisi? Şarkıda hayranlarınızın özellikle dikkat etmesini istediğiniz bir yer var mı?

shuto: Son koroda geçen “hanatareta koe no saki ni warau kimi ga iru” (Zincirlerini kırmış azim karşısında gülen sen varsın) ibaresi, şu ana kadar bateristlik yaptığım için yazabildiğim bir cümle sanırım. Şarkının doruk noktası olduğu için, bu kısmı özellikle duygularımı katarak söylüyorum.

kosuke: Tüm kısımları ben düzenliyorum, ve tüm kısımlara dikkat etmenizi istiyorum. bu sefer, daha önce yaptığım tüm kayıtlara göre daha çok ayrıntıya girdim. Üzerinde çalışırken birçok kez geri dönüp, çok zaman harcadım. Ancak, gitar solosu doğaçlama olarak ortaya çıktı ve o haliyle kaydedildi. 

TACC: Bu şarkıda çaldığım bas, şu ana kadarki tüm performanslarımın doruk noktası. Tüm şarkının dengesini hesaba katan, hem hareketin hem de hareketsizliğin farkında olan bir bas performansı sergilediğimi düşünüyorum. Ayrıntıya girmek gerekirse, her bir sesin perdesini ve zamanlamasını her zamankinden çok daha sıkı bir şekilde kontrol ederek kaydettim. Gelecekteki canlı performanslarımız için de bu tür noktalara daha çok dikkat edeceğim. 

29 Nisan’daki ilk live-stream konseriniz “EVE” için tüm biletler satılmıştı. Tebrik ederiz! Live stream konserinizi yurt dışındaki hayranlarınız da izleyebiliyordu. İlk konserinizi neden live stream olarak yapmaya karar verdiniz?

shuto: Kısıtlamalar gevşetilmiş olsa da, hala COVID yüzünden konser alanlarına özgürce gelemeyen insanlar var. O yüzden, her şeyden önce, müziğimizi dünyanın her yerinden deneyimleyebilmenizi istedik, bunu da live stream bir konser yaparak gerçekleştirdik.

kosuke: Canlı performansların ortamı önceye göre çok değişti, o yüzden şu an için en iyi yöntemin live stream konser yapmak olduğuna karar verdik. Ayrıca, tabii ki, müziğimizi ve konserlerimizi sadece Japonya’da değil tüm dünyada yayınlamak istiyoruz. Bu yüzden live stream konserler yapmaya devam etmek istiyoruz.

TACC: Ne de olsa hala pandemi sürecindeyiz, o yüzden durum her ne olursa olsun hayranlarımızın kolaylıkla izleyebileceğini düşünerek live stream konser yapmayı tercih ettik. 

Karşınızda seyirci olmadan live stream bir konser vermek nasıl bir duyguydu? Ayrıca, yüz yüze konserler ve live stream konserler arasındaki en büyük fark sizce nedir?

shuto: İlk konserimizde sesimi bir ekrandan duyurmak oldukça ilginç bir çıkış oldu, ancak hayranlarımıza şarkılarımızı dinletmek, ve şarkı söylemeye odaklanmak çok iyi bir histi. Bence, seyircisiz bir konser bestelerimizi gerçek zamanlı olarak paylaşma şansı verirken, seyircili bir konser hayranlarla birlikte bir şeyler yaratma fırsatı veriyor. 

kosuke: Bence seyircili bir konser, bizi görmeye gelen hayranlarla birlikte ortaya çıkarttığımız bir performans. Sadece o an ve orada yapabileceğimiz bir şey. Seyircisiz konserlerde böyle bir durum yok, ancak, müzikle daha uyumlu olarak büyüleyici bir performans yaratmak mümkün. 

TACC: İlk başta karşımda hayranlarımızın olmaması bana çok tuhaf hissettirdi. Ancak, seyircisiz konserlerin bir başka iyi yönünün müzik performansına odaklanabilmek, ve hayranlarımızı ekran başında hayal ederken kendimizi yeni bir göz alıcılıkla ortaya koyabilmek olduğunu fark ettim. 

İlk yüz yüze konserinizi 29 Mayıs’ta verdiniz. Hayranlarınızın yüz yüze konserlerinizden neler bekleyebileceğini bizimle paylaşır mısınız?

shuto: Tabii ki, konsere gelen herkesin keyif alması için sadece elimizden gelen her şeyi yapmakla kalmayacağız, aynı zamanda hayranlarımızın kalplerine de dokunacağız. SPLENDID GOD GIRAFFE’ın güçlü yönünün sizi derinden etkileyecek şarkılar ve müzikler sunabilmesi olduğunu düşünüyorum.

kosuke: Seyircili performanslarda tek bir kişi bile eksik olursa, farklı bir konser ortaya çıkar. Sanırım sadece ilk defa duyacağınız şarkılardan oluşan bir konser olacak, ama bu şarkıları sizlerle birlikte geliştirebilirsek harika olur. Sadece canlı performanslar sırasında ortaya oluşabilecek yeni alanlar yaratmak istiyorum. 

TACC: Tüm olayı hareketli geçmekten ibaret olan bir konser yapmak istemiyorum. Elbette eğlenceli bir performans yapacağız, ama bunun yanı sıra müziği doğru dürüst dinleyebileceğiniz, duygulanabileceğiniz bir ortam yaratmak istiyorum. 

SPLENDID GOD GIRAFFE ile ulaşmak istediğiniz bir amaç var mı?

shuto: Sadece bizim besteleyip, sadece bizim ifade edebileceğimiz bir müziği dünyanın her yerine ulaştırmak istiyorum. Vokalistlik yaptığım sürece, çocukluğumuzdan beri hayranı olduğumuz gruplar gibi bir grup, ve o grupların vokalisti gibi bir vokalist olmayı amaçlayacağım. 

kosuke: SPLENDID GOD GIRAFFE adında bir ülke yaratacağız ve orada hayranlarımızla birlikte vatandaş olarak hep bir arada yaşayacağız. Bu bir Japon şakası. 

TACC: Havalı sesimizi ve ulaştırmak istediğimiz mesajımızı özgürce aktarabilmek. Oldukça basit bir amaç gibi görünmesine rağmen, aslında şaşırtıcı derecede zor. 

Şimdi sizi daha yakından tanıyabilmek için size iki soru sormak istiyoruz. Öncelikle, boş zamanlarınızda yapmaktan keyif aldığınız şeyler neler? İkincisi, pandemi sürecinde yeni hobiler edindiniz mi?

shuto: Anime olsun, müzik olsun, her şeye farklı bir açıdan bakmaya başladım. Geçmişte izlediğim yapımları yeniden izliyorum, ve bu yapımlar bende nasıl izlenimler bıraktı diye düşünüyorum. Bir de, evde istediğim kadar çok alkol içme fırsatım arttı. 

kosuke: Daha önce hiç ilgimi çekmeyen sevimli bir karaktere sardım. Ayrıca sevimli görünen şeyler gerçekten sevimli bulmaya başladım. Yetişkinlik böyle bir şey sanırım, ve ben de yetişkin oldum. 

TACC: Maalesef, yeni bir hobi edinemedim. Bir şeylere hemen ısınıp hemen soğuyan biri değilim çünkü. Sadece sevdiğim animeleri (Ghibli ve Neon Genesis Evangelion) tekrar izledim, ve balık tutmak için daha çok zamanım oldu (güler). 

Grup adınız 「SPLENDID GOD GIRAFFE」(Ç.N. Muhteşem Tanrı Zürafa) olduğuna göre, grup üyelerini birer hayvana benzetecek olsanız, hangi hayvana benzetirdiniz? Neden?

shuto: kosuke, köpek olurdu sanırım. İyi bir kişiliği var ve oldukça arkadaş canlısı, ama aynı zamanda akıllı ve kendi inançları da var. TACC sülün olabilir. İlk bakışta fazla gösterişli ve eksantrik görünse de, tıpkı gökyüzünde uçan bir sülün gibi olayları farklı açılardan görüp, sakince düşünebilen biri.

kosuke: shuto köpek yavrusu olurdu. Yavru köpeğe benzeyen bir yüzü var. TACC kedi olurdu çünkü kendi hızında gitmeyi seviyor.

TACC: shuto köpek olurdu, yüzü biraz köpeğimsi değil mi? Aynı zamanda, oldukça sosyal bir yönü var, ve pek utangaç da değil. kosuke kedi olurdu çünkü kendi hızında gitmeyi seviyor, ve kendine ait güçlü inançları var. 

Son olarak, röportajımızı bitirmeden önce, denizaşırı hayranlarınıza bir mesajınız var mı?

shuto: Dünyanın farklı yerlerinde bulunan sizlerle tanıştığımıza memnun oldum. Ben vokalist shuto. Japon vokalist deyince aklınıza gelen ilk kişilerden biri olmak istiyorum, o yüzden lütfen gelecekteki aktivitelerimizi heyecanla bekleyin. Bir gün mutlaka dünya turu yapacağız, o yüzden lütfen bizi bekleyin. 

kosuke: Denizaşırı hayranlarımızın mutlaka dinlemesini istediğim şarkılarımız var. Sizlere karizmatik yüzümüzü göstermek istiyorum. Bir gün hem Japon hem de yabancı hayranlarımızın bir arada bulunduğu harika bir konser vermek istiyorum. Live stream konserlere de devam edeceğiz, o yüzden lütfen siz de bize katılın!

TACC: Denizaşırı ülkelerde yaşayan herkes, merhaba! Tanıştığımıza memnun oldum. Ben TACC! Sizinle harika şarkılar paylaşacağız, o yüzden heyecanla bekleyin, olur mu?! Röportajımızı sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler!

Interview: Tiffany
Translation: Gamze

SPLENDID GOD GIRAFFE OFFICIALSPLENDID GOD GIRAFFE OFFICIAL Twitter
SpotifyApple Music

It would be great if you could support us with a small donation.
It might not be much for you, but it would help us providing more and better interviews in the future.
With a little bit of your support we might be able to realize even more!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s